Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
Birşey

Mutluluk Ve Acı Nedir

Acı olmadan mutluluğun değerini bilemeyiz...


Mutluluk Ve Acı Resimleri

Mutluluk Ve Acı Sunumları

Mutluluk Ve Acı Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Mutluluk Ve Acı Ek Bilgileri

  • 0
    7 ay önce

    Genellikle bedende duyulan acılar, her şeyden önce bir tehlike işareti, bir hastalık ya da doku bozukluğuna işaret olarak gösterilir. Eğer acı sürekli olarak devam ediyorsa buna ağrı denir. Ancak bu ağrı ile acı halk arasından genelde eş anlamda kullanılır.
     
    Acı, vücudumuzda bir organ ya da dokuda tehdit oluştuğunda bize sinirler yardımı ile haber vermesine denilir. Bir yerimiz kanadığında acı hissederiz ya da bir darbe aldığımızda acı hissederiz. Bu vücudumuzdaki tehlikenin bize bildirim halidir. Acı duyumu sinirler yolu ile beyne iletilir, böylelikle biz de acıyan tarafımıza tedavi uygular ve acıya neden olan tehlikeyi ortadan kaldırırız. Bu yüzden dolayı bedende tehlike anında duyulan acının yararı vardı. Acıyı oluşturan rahatsızlığın yerini aramayı ve bulmayı sağlar. Ama acı, aynı zamanda elden geldiğince kısa sürede dindirilmesi en azından hafifletilmesi gereken üzücü bir durumdur. Acıyı gidermede iki tane yol vardır. Birincisi acının nedenini yok etmek, ki bu en iyi ve sağlıklı yöntemdir. İkincisi ise ilaçlar vasıtası ile acıyı uyuşturmak o anki duyulan kötü hissi kısa süreliğine ortadan kaldırmaktır.

    İnsanlarda bedensel acının yanı sıra bir de ruhsal acılar vardır. Bu ruhsal acılar insanların bedensel durumlarını da baya bir etkilemektedir. Ruhsal acılar, insana ağır ağır yerleşir ve sonunda depresyon, ruh çöküntüsü, yalnızlık ve başarısızlık gibi ortaya çıkar. Bedensel acıda nedenleri bulunup yok edilme tekniği mevcuttu ancak ruhsal acıda nedenleri yönünden tedavi edilmez, sadece sonuçları yönünden tedavi edilir. Genellikle bu tedaviler hastanın eğlenceli şeyleri yapmasına teşvik ya da hayatına yenilik getirmeyi önermek gibi şeylerdir. Dünya üzerinden ruhsal acı çeken insanlar, genellikle aşk yüzünden bunu yaşamaktadır. Bir insan sevilir, aşık olunur ve belli nedenler sonucunda o insandan ayrılmak zorunda kalır. Bu ayrılık ruhsal acıyı beraberinde getirir. İnsanların depresyona girmesine sebep olur.
    Bu durumlardan kurtulmak için genellikle yeni şeylere yönelmek şarttır. Spor gibi aktiviteler bu acıyı az da olsa dindirir. Ruhsal acıyı dindirmek için psikolojik tedavi almak kesinlikle önerilmektedir.
    Mutluluk isteklere ulaşma durumudur. Zihinsel ve duygusal bir yeterlik halidir. Anlamı üzerine çok çeşitli düşünceler mevcuttur. Asgari tanım olarak “ulaşmış olmayı” kabul edebiliriz. Mutlu olmak çoğu zaman beklentiler ile ilgilidir. Her insan mutluluğu kendi ölçütleriyle belirler. “Mutlu oldum” demedikçe kimsenin mutlu olmaması bunun kanıtıdır. Yine, siz mutluyum dediğiniz sürece kimse mutluluğunuzu alamaz. Mutluluk kişiseldir ve çoğunlukla hayattan beklentiler ile ilgilidir.
    Mutlu olmak için kendinizden başka ihtiyacınız yok. Yetinmeyi bilmekten başka bir şey öğrenmeniz gerekmiyor. İnsanın sınırsız istekleri arasında kendi iç dünyanıza bakıp yetkin olduğunuzu anlamanız dışında bir felsefe de lazım değil. Mutlu olmak için başkalarına bakmayı bırakıp kendinizi fark etmeniz ve yetinmeniz gerekiyor. Başkalarına göre yaşama hastalığından kurtulabilirseniz, mutluluğun her zaman sizinle olduğunu göreceksiniz.

    KÖKENİ


    TDK mutluluğu “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut (I), ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık” olarak tanımlamıştır. Sevinç, ferahlık, hoşluk sözcükleriyle yakın anlamdadır. Kökeni “umutlu” sözcüğüdür. Söz başı ünlünün düşmesiyle “mutlu” olmuştur. Umut sözcüğü Eski Tükçe Um- eyleminden gelir. Umut beklenti ve dilek anlamındadır. Mutlu sözcüğü saadet ve memnuniyet kelimelerinin karşılığı olarak modern dönemde türetilmiştir.

    FELSEFE TARİHİNDE MUTLULUK


    Eflatun Devlet adlı eserinde mutlu olanın ahlaki olduğunu söyler. En büyük erdem adalettir. Gyges’in Yüzüğü adlı düşünce deneyinde de görüldüğü gibi gücü istismar eden kendini iştahının kölesi yapar. Adil olmayan iştahını azdırdığından kendine yetemez ve mutlu olamaz.
    Aristoteles Nikhomakos’a Etik(MÖ.350) adlı eserinde mutluluğu bir duygu olarak değil bir etkinlik olarak tanımlar. Eudaimonia (“eu-iyi” & “daimōn–ruh”) terimi batı dilllerine mutluluk olarak çevrilmiş ve Aristo’nun felsefesinde insan bayındırlığı veya serpilmesi dediğimiz bir etkinliği belirtmiştir. Eudamonia insanın en iyi halidir. Pratik felsefenin de en büyük amacıdır. İnsanın iyi oluşu da erdemli olmasına ve erdemi hayatına uygulamasına bağlıdır. Aristoteles sağlık, varlık ve güzelliği de dışarıdan gelen iyilikler olarak kabul etmiştir. Stoacılar sadece erdemin yeterli olduğunu düşünmüş, dış etkileri gereksiz bulmuşlardır.
    İbn-i Sina’ya göre mutluluk dünyevi olandan bağımsızdır. Mutluluğa akıl ile erişilir. Gazali Kimya-yı Saadet eserinde İslam’ın gereklerine uygun yaşamayı ve dolayısıyla günahtan kaçınmayı kurtuluşun ve mutluluğun çaresi olarak görür. Farabi‘ye göre insan mutlu olmak için yaratılmıştır. Sınırlı olsa da mutluluğu tek başına gerçekleştirebilir. İyi davranışlarının hedefi mutluluktur ve davranışlar sadece erdemle yönlendirilirse mutlu olunabilir.
    Schopenhauer mutluluğun doyum sağlanan bir şey olduğunu söylemiştir. İnsan istedikçe ister ve her doyum yeni bir isteğe yol açar. Bu da sürekli bir tatminsizlik getirdiğinden ıztırabın uzatılmasına yol açar. İştah ve bencillik engellenmedikçe mutlu olunamaz. İstekler acılar ile birlikte gelir. Nietzche’ye göre mutluluk insan eylemlerinin en yüksek amacı olan durumdur. Ahlaklı olmak için yapılan davranışların daha çok mutsuzluğa yol açtığını ve içgüdüleri bastırmanın mutluluğu engellediğini söyler. Gerçek mutluluk üstinsanı yaratmakla mümkün olacaktır.


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin